En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Bir kerecikten bir şey olmaz...
 



RAHMETLİ Turgut Özal, ‘Anayasayı bir kere delmekten bir şey çıkmaz’ demişti de, kıyameti koparmışlardı. Ne gericiliği kalmıştı adamcağızın, ne yasa tanımazlığı, ne anayasa düşmanlığı...

Zannedersem özelleştirmeyle ilgili bir meseleydi ve rahmetli haklı olarak muhaliflerin ikide birde karşısına çıkardıkları ‘mevzuat hazretleri’nden yakınıyordu, ‘Her şey anayasadaki belirlenmiş kurallardan ibaret değildir, bir taraftan özelleştirme yasaları çıkaracağız, bir taraftan Anayasa Mahkemesi’nin katı yorumuna toslayacağız, böyle şey olmaz’ demeye getiriyordu.

Gerçekten de böyle şey olmazdı...

Böyle şey olmayacağına en güzel kanıt, rahmetliyi ‘anayasa dışı iş yapmak’la suçlayan muhalefet partilerinin, iktidara geldiklerinde vaktiyle karşı çıktıkları özelleştirmeleri bir bir gerçekleştirmeleriydi.

Mesela, DSP Telekom’un satışına karşı çıkıyordu; 35 milyar dolara alıcı bulan bu kuruluşu iktidara geldiğinde 2 milyar dolara bile satamadı. SHP’den evrilerek Deniz Baykal’ı genel başkanlığa ve nihayet Dışişleri Bakanlığı’na taşıyan CHP de özelleştirmelere karşı çıkıyordu ama o da iktidar ortağı olunca birçok mamulünü pazara çıkarmak zorunda kaldı.

Baykal’ı Dışişleri Bakanlığı’na taşıyan münfesih partinin başka marifetleri de vardı; akim kalmış özelleştirmeleri tamamlamak, periyodik olarak AB’yle ve IMF’yle güven tazelemek, ‘Gümrük Birliği Anlaşması’nı hayata geçirmek gibi.

Gümrük Birliği Anlaşması’nın altında kimin imzası vardır, biliyor musunuz?

Kimin olacak, zaman zaman bu anlaşmadan şekvacı görünen değerli müsteşar Onur Öymen’in...

İki şey benim için muammadır:

Birincisi, CHP’nin kıymeti kendinden menkul genel başkan yardımcısı Onur Öymen AB konusunda nihai ne düşünüyor?

Birliğe girmemize karşı mı, taraftar mı?

Taraftarsa, mecrasını bulduğunda neden karşıymış gibi yapıyor?

Karşıysa, niçin çıkıp ‘Bu anlaşmaların çoğunu biz imzaladık, Türkiye’yi Gümrük Birliği’ne biz soktuk’ demiyor?

İkincisi, ‘anayasa’ Deniz Baykal için ne ifade ediyor?

Bu anayasanın yürürlükten kaldırılmasından mı, yoksa koşulsuz olarak devam etmesinden mi yana?

Hemen bir hatırlatmada bulunalım: Baykal’ın da dahil olduğu ‘sosyal demokratlar konsorsiyumu’ 82 Anayasası’nı gerici ve militarist bir anayasa ilan etmişti. Türkiye bir an önce bu gerici ve ‘beşi bir yerde anayasası’ndan kurtulmalıydı. CHP iktidara geldiğinde hem darbe yönetimince hazırlanıp halk oyuna sunulan bu gerici anayasayı değiştirecek, hem cunta ürünü olan YÖK’ü ortadan kaldıracaktı.

Sonrasını biliyorsunuz...

Gerici anayasayı değiştirme fırsatı ayaklarına geldiğinde yan çizdiler. Hatta Baykal daha da ileri gitti, hem YÖK’ü sahiplendi, hem de ‘Bu da nereden çıktı, AK Parti’yle anlaşmamızda böyle bir şey yoktu’ diyerek üstüne bir de ‘anayasa müdafii’ kesildi.

Böyle bir şey anlaşmalarında olmayabilirdi ama CHP programında vardı.

Mevcut anayasaya karşı mı taraftar mı olduğunu bilmediğimiz sosyal demokrat Baykal, şimdi de rakibine ‘bir kerecik anayasaya uymayıver yahu, ne çıkar’ telkininde bulunuyor. ‘Bu parlamentonun Cumhurbaşkanı’nı seçmesi anayasaya uygundur ama her şey anayasa demek değildir’ diyor.

Elbette her şey anayasa demek değildir ama Cumhurbaşkanlığı seçimini esasa bağlayan tek belge de anayasadır.

Madem her şey anayasa demek değildir, o halde neden ‘Anayasayı bir kere delmekten bir şey çıkmaz’ diyen adamın burnundan getirmeyi vazife bildiniz?

Neye göre seçilecek Cumhurbaşkanı?

Kırmızı Kitap yahut Milli Siyaset Belgesi’ne göre mi?



Bu yazı 98 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,894 µs