En Sıcak Konular

Deniz Gökçe


Deniz Gökçe
0 0 0000

Futbolun ekonomisi değişiyor! 



Kendi kabuğundan çıkıp dünyaya birinci elden göz atmanın çok faydalı olduğunu düşünenlerdenim. Bu nedenle geçtiğimiz günlerde Bayer Firması'nın davetini kabul ederek Levurkusen'e gittim. Hem Bayer şirketini tanıdım, hem de futbol seyrettim. Ama daha da önemlisi futbolun ekonomisinde gerçekleşmekte olan değişimi de yakından görmüş ve öğrenmiş oldum.

Artık Bayer'i 'aspirini yapan firma' olarak düşünmüyorum. Halka açık bir şirket olan Bayer'in 27.4 milyar euro cirosu, 2.5 milyar euro yıllık karı, dünya çapında 95 bin civarında çalışanı, Türkiye'de de 600 milyon euro ciro ve 1200 kadar çalışanı ile bir uluslararası sanayi devi olduğunu öğrendim. Bu şirkette artık kurucu ortakların payının son derece küçük olduğunu ve 500 bin şirket ortağının bulunduğunu öğrendim. Bayer artık 'patron' tarafından yönetilmiyor! Bayer firması 1863 yılında kurulmuş ve 1904 yılından beri kurduğu Bayer 04 Leverkusen adlı kulüple futbola ve bu arada engelliler sporuna ve amatörlere katkı yapıyor. Atletizmen, ping pong'a kadar birçok spor alanında Bayer sponsor olarak yer alıyor. Ancak son birkaç yılda durum değişmekte. Son derece çağdaş spor tesisleri olan Bayer 04 Leverkusen takımı geçmişte özellikle Brezilya'dan ve Afrika'dan büyük transferler yaparak Avrupa kupalarından ve Almanya'da, futbol başarıları yakalamış. Ancak bugün artık altyapısından oyuncu yetiştirmeye yönelmiş bulunuyor. Dün Bayer 04 Leverkusen futbol takımının altyapısındaki Türklerin listesini yayınladım. Leverkusen'in toplam 200'e yakın futbolcusunun 35 kadarı Türk profesyonel kadronun da şu anda altısı altyapıdan!

Bayer 04 Leverkusen altyapıya dönmüş bulunuyor, çünkü şirketin ortakları spora ayrılan fonun yarıya indirilmesini genel kurulda karara bağlamışlar. Bu yöneticilerin bir tercihi değil. Bayer ortakları azan futbolcu fiyatı karşısında bu kararı almışlar. Bu şartlar altında Bayer 04 Leverkusen spor yönetimi futbol stratejisini değiştirmek zorunda kalmış. Transfer yerine altyapıya yöneliyorlar. Peki bu olgu sadece Almanya'da geçerli değil. Tüm dünyaya etki eden, dünya futbolunda her yerde olan değişikliklerin sonucu!

Dünya futbolunda ne olduğunu anlamak için İngiltere'ye bakmak yeterli. Ünlü İngiliz futbol yazarı Rob Hughes der ki 'Eskiden futbol eleştirmeni olmak için biraz 'top tekmelemiş' olmak yeterdi. Ama artık futbol eleştirmeni kulüplerin mali tablolarına bakarak futbol eleştirisi yapmak zorunda!' diyor. İngiltere futbolu 'milli takım seviyesinde' yerlerde sürünmekte. Futbolu icat edenler milli takımda oynayacak golcü bulamıyorlar. Ama İngiliz kulüpleri en üst düzeyde rekabet edebiliyor. Çünkü tüm dünyadaki para babaları İngiltere liginde takım satın almakla ve futbolculara inanılmaz paralar ödemekle meşguller.

Manchester United Amerikalı Malcolm Glazer adlı işadamı tarafından, alınan banka kredisi ile satın alındı (takım sürünürken birinci duruma geldi, üç yıldır ilk defa Chelsea'nın üstüne çıktı). Rus Roman Abramovich 'in Chelsea'ya harcadığı para futbol tarihinde ftubola harcanan en yüksek rakam (takım ikinci durumda). Bir diğer Rus Alexander Gaydamak Portsmouth takımını satın aldı (takım üçüncü durumda). Amerikalı Randy Larner Aston Villa takımını satın almış bulunuyor ve ocak ayında büyük transferleri patlatmayı vaat etti. Geçen ay İzlandalı bir bisküvi üreticisi E.Magnusson ile bir bankacılar sendikasyonu birleşip Westham takımını satın aldılar. Fulham takımının sahibi ise Mısır asıllı ve tanınmış işadamı Muhammed Al Fayed ve uzun zamandır bu küçük takımı ayakta tutuyor. Şu anda da Dubai Şeyhi el Maktum 880 milyon dolara Liverpool takımını satın almak için hesapları inceliyor (due diligence denen mali yapı araştırması sürecinde). Takımın sahibi olan İngiliz Moore ailesi satıcı ve bu satış gerçekleşirse Şeyh Liverpool'a bir de yeni stat yapmaya söz vermiş bulunuyor. Ama stada Dubai Hava Yolları Emirates adını vermeyecek, çünkü 2012 yılına kadar Emirates adı Arsenal'in stadına verilmiş durumda. Peki bu İngiliz futbol takımı aşkı neden? Premier lig her takıma 60 milyon dolar televizyon geliri garanti ediyor. Şu anda da 2007-2010 arası için 200 ülke ile televizyon hakları konusunda anlaşma yapmak üzere. Bu sadece birinci lig takımları için geçerli. İkinci lige düştün mü televizyon geliri 2 milyon dolara düşer.

Yeni 'oyuncakları' futbol kulüpleri olan patronlar (kurumsal yatırım değil patron yatırımı, hisseler mesela uzun vadeli yatırım yapan sigorta şirketlerine veya emeklilik fonlarına satılmadı) acilen büyük paralarla futbolcu transfer edip, hem kişisel keyiflerini, hem de kararlarını arttırmak istiyorlar. Bu nedenle futbolcu fiyatları göğü deldi, yeni stat talepleri azdı ve sonunda Bayer gibi spora destek olan, spora desteği 'toplumsal katkı' olarak gören yıllanmış kulüpler, geri çekilmek ve daha çok altyapıya güvenmek zorunda kalıyorlar. Çünkü Bayer 04 Leverkuse'de takımın sahibi yok, 500 bin 'şirket ortağı' var. Dünyada sponsor kavramı değişiyor, sponsor şirket kavramı 'out', patron oyuncağı takım 'in'!

Düşünmemiz gereken, bu duruma satılan İngiliz takımları dışında, ancak birkaç İspanyol ve İtalyan kulübünün dayanabileceği! Türkiye'de ise kulüplerimizin rekabet edebilme şansının giderek düştüğü ortada. Zaten tüm takımlarımızın Avrupa'da aldığı sonuçlar depremin şiddetini ortaya koyuyor. Tabii milli takımımız da bu depremden etkileniyor ve daha da etkilenecek. Futbolcuyu elde tutmak ve futbol takımını yaşatmak artık kolay değil artık kolay değil!
 



Bu yazı 256 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Kasım 2010 Kur ve değerlenme
    • 12 Kasım 2010 Hazine'nin 'hain' planları var!
    • 20 Şubat 2010 Bütçe kısmen toparlanıyor!
    • 12 Temmuz 2009 Türkiye de dibi gördü!
    • 19 Kasım 2007 Önemli bir Türkiye-İsrail-Filistin projesi!
    • 18 Aralık 2006 Futbolun ekonomisi değişiyor! 

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,487 µs