En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

O kendini ciddiye alıyor mu ki?



KAÇ gündür arkadaşlar, ‘Amiral gemisinin kaptanı seni mi yazmış? ‘Ayağımıza dalaşanlar’ dediği sen misin?’ diye soruyorlar.

Ben miyim, bilmiyorum.

Kendime pay çıkaracak, ‘Aman ne iyi, dolaylı da olsa yazdıklarıma cevap veriyor’ diye sevinecek halim yok.

Ben ‘dalaşanlar’dan biriyimdir herhalde; ‘lar’ çoğul eki kullanıldığına göre mutlaka öyledir.

Fakat üzülmedim.

Kaç yıldır anlatmaya çalıştığım şeyi kendi ağzıyla ikrar etmiş oldu.

Niye üzüleyim!

Bir zamanlar ‘Gelin bu şerefsiz mirası reddedelim, mahallemizdeki ağzı bozuk kabadayıları kovalım’ şeklinde güya isyan yazıları yazıyordu; Türk basınına musallat olmuş bir hastalık varmış, bu da ‘ağzı bozuk yazar’ istihdam etmekmiş, bunlara prim vermemeliymişiz ve taşıdıkları şerefsiz mirası reddetmeliymişiz.

Hadi reddedelim de, niçin Ertuğrul Özkök işe kendisinden, kendi yazdıklarından başlamıyor?

Hadi ‘azgın azınlık, yaygaracı, despot’ ifadelerini görmeyelim, 12 Eylül ve 28 Şubat’la ilgili darbe güzellemelerini de hesaba katmayalım, Atilla Yayla’yı güya muaheze eden ‘Keşanlı Galileo’ yazısını hiç gündeme getirmeyelim.

Peki, ‘ayağımıza dalaşanlar’ ifadesi de ne oluyor? Ne demek istiyor bu nezahati kendinden menkul arkadaş?

Ne olacak, kendisine sataşanlara dolaylı olarak ‘köpek’ diyor.

Aferin ona!

Demek ki, biz üç-beş serseri köpek, işi gücü bıraktık, sırf ünlü olmak, kendimizden söz ettirmek, merkez medya tarafından ciddiye alınmak için Ertuğrul Özkök’le uğraşıyoruz. O da cevap vermeyerek, daha doğrusu yazdıklarımızın hiçbirini ciddiye almayarak bizi cezalandırıyor.

Zaten bizim gibilerle uğraşamazmış.

Kendisi büyükmüş, hep ileri bakarmış, geriye dönüp gereksiz ayrıntılarla uğraşamazmış, bu tür sataşmaları da aslında doğal karşılamak gerekirmiş, çünkü birçok yeniliğe imza atan bir gazetede yönetici olarak çalışıyormuş, yöneticilikte tamı tamına 16 yılını doldurmuş, bu bir rekormuş, estekmiş köstekmiş.

Haa, cevap vermediği için de, bizler bunu dert ediniyormuşuz.

Niye böyle bir şeyi dert edineyim?

Manyak mıyım ben?

Hem, cevap verecek de ne söyleyecek? ‘Hayır, Andıç belgesini ben yayınlamadım, Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand adlı iki meslektaşımı hedef göstermedim, bir insan hakları savunucusunun kurşunlanmasına neden olmadım’ mı diyecek?

Ne diyecek?

Ben Ertuğrul Özkök’ün kurnaz, akıllı, başarılı ve zengin bir genel yayın yönetmeni olduğunu, Aydın Doğan’ın birçok iştirakinde hissesi bulunduğunu, bir sürü görevleri yanı sıra bir de ‘Trafik Müşavirliği’ yaptığını, TÜSİAD’a üye ilk genel yayın yönetmeni olarak tarihe geçtiğini, isminin bir dönem sehven ‘canlı hayvan kaçakçısı’na çıktığını, bazı darbeleri çok sevdiğini, demokrasiden hiç hazzetmediğini, bazen kendini tutamayıp ‘Türkiye’nin geleceği yalnızca hukuktan mı ibarettir?’ şeklinde yazılar yazdığını, bazı konularda cahil olduğunu, ‘tevhid’le ‘teslis’ arasındaki farkı bilmediğini söylüyorum.

Kimseye haksızlık etmiyorum.

İftira da atmıyorum.

Hele ağzımı hiç bozmuyorum.

En azından, ismini anmaya değer bulmadığım muhataplarıma ‘köpek’ filan diye hakaret etmiyorum.

Ertuğrul Özkök beni ciddiye almıyormuş.

Ertuğrul Özkök kendini, kendi yazdıklarını ciddiye alıyor mu ki?



Bu yazı 66 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,764 µs