En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Nerede, ne olmuştu?



Türkiye'deki son olaylar hakkında konuştuğu bir Amerikalı, Milliyet'ten Yasemin Çongar'a, "Biz komplocu düşünmeye pek yatkın değiliz" demiş. Ben de çapımı aşan bu konuda tanıklıklara başvurmayı düşündüm. Daha önce yazılmış bazı metinlerden alıntılar sunacağım sizlere.

İlk alıntı kaynağım "NATO'nun Gizli Orduları" adlı bir doktora tezi (Güncel Yayıncılık). Daniele Ganser'in kitabında, Avrupa ülkelerinde faal bir örgütle ilgili ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Okuyalım:

FRANSA: Fransa İçişleri Bakanı'nın iddialarına göre, CIA ve MI6 (İngiliz istihbarat örgütü) sağcı Fransız paramiliterlerle birlikte Fransa'da 1947 yılında bir darbe gerçekleştirmeyi planlıyordu. Açıklamaların ardından çeşitli tutuklamalar ve soruşturmalar gerçekleştirildi. Tutuklananlar arasında Earl Edme de Vulpian da bulunuyordu. Vulpian'ın Fransa'nın kuzeyinde Lamballe yakınlarındaki şatosu 'Orman' nihai darbe hazırlıklarının karargâhı görevini görüyordu. Araştırma komisyonu üyesi Ange Antonini şatoda 'ağır silâhlar, savaş düzenleri ve operasyon planları' buldu. Planlar, Plan Bleu üyelerinin terör eylemleri gerçekleştirip bunların suçunu solcuların üzerine atma hazırlıkları yaptıklarını, böylelikle gizli savaşın esas bileşeni olarak Fransa'da halihazırda tırmanmış olan politik gerginliği daha da körüklemeyi tasarladıklarını ortaya koyuyordu. Askerî darbe koşullarını hazırlayacak olan bu 'gerginlik stratejisi' Yunanistan, İtalya ve Türkiye'deki gizli savaşlar sırasında da uygulandı. Fransız gizli servis uzmanı Faligot'un ifadesine göre, 'Kamuoyunun tepkisini çoğaltmak amacıyla de Gaulle'e suikast düzenleme planı bile yapılmıştı.' (s. 169)

İTALYA: Yarım kalan Tora Tora darbesi İtalyan solunu durduramayınca, CIA ve Nixon yönetimi bir kez daha endişeye boğuldu. 1972 genel seçimlerinde ABD destekli DCI (Hıristiyan Demokrat Parti) yüzde 39'luk oy oranıyla oyların yüzde 37'sini alan komünist PCI ve sosyalist PDI karşısında çok ufak bir farkla üstünlüğünü korumuştu. Bu, (..) ABD Büyükelçisi Graham Martin, Nixon'un emriyle, örtülü faaliyetlere, rüşvetlere, DCI'nin desteklenmesine 10 milyon dolar yatırdığı halde gerçekleşti. (s. 154)

BELÇİKA: Lekeu 1972'den 1984'e kadar Belçika Jandarması'nda görev yaptı. Ardından Florida'ya kaçtı. Gladyo belgeselinde zayıf İngilizcesiyle Belçika askerî gizli servisinin ve güvenlik aygıtının Brabant katliamlarıyla ilgisi olduğunu ifade etti. 'Adım Martial Lekeu, Belçika Jandarması'nda çalışmaktaydım. Belçika'yı 1984 yılı Ağustos ayında, çocuklarımın ölümle tehdit edilmesinin ardından terk ettim' diyordu Lekeu. '1983 Aralık ayı başında kendi kararımla, (Brabant) katliamını araştıran Wavre BSR'sine (Jandarma'nın bir kolu) gittim.' Lekeu katliamların güvenlik aygıtına dahil gruplarla bağlantısı olduğunu keşfetmişti. 'Hiçbir tutuklama gerçekleşmemesine şaşırmıştım ve olan biteni kendi kendime anlayabiliyordum -bu şekilde öldürmeye saygı duymamız bekleniyordu- insanları rastgele öldürmek veya bir süpermarkete girip insanları, hatta çocukları öldürmek. Sanırım 30 kişiyi öldürdüler. Gidip karşılaştığım bir beyefendiye şöyle dedim: 'Jandarma üyelerinin bu olaya karıştıklarının farkında mısınız?' Yanıtı, 'Çeneni kapa!' oldu. (..) Bana demokrasinin elden gitmekte olduğunu, solcuların iktidarda olduğunu, sosyalistleri ve böyle böyle şeyleri ve iktidarı istediklerini söyleyip durdular. (s. 259)

SONUÇ: NATO'yu içinden koruma stratejik mantığı, azımsanmaması gereken önemli bir konudur. Ancak Batı Avrupa demokrasilerinde, Washington ve Londra eliyle, AB ülkelerindeki çoğunluğun hâlâ inanmakta zorluk çektiği düzeylerde manipülasyonlar gerçekleştirmiş olması açıkça hukuk düzeninin çiğnenmesi anlamına gelmektedir. (..) Kimi operasyonlarda şiddete başvurulmuş, gizli savaşta kan dökülmüştür. Gizli savaşçılar trajik biçimde sağ kanat teröristlerle bağlantılıdır ve bu birleşim -Belçika, İtalya, Fransa, Portekiz, İspanya, Yunanistan ve Türkiye gibi ülkelerde- katliamlar, işkence, askerî darbe ve benzeri vahşi eylemlere yol açmıştır. (s. 433)

Manipülasyon, korku ve şiddet üçlüsünden oluşan yıkıcı sarmal, Sovyetler Birliği çöktükten ve gizli ordular açığa çıktıktan sonra da sona ermedi; aksine ivme kazandı. ABD'ye yapılan 11 Eylül saldırıları ve saldırıları izleyen 'teröre karşı savaş' korku ve şiddeti dünya çapında milyonlarca insanın bilincine taşıdı. (s. 436)

Milliyet yazarının konuştuğu Amerikalı'nın mantığı 'komplocu düşünmeye yatkın' olmayabilir; yukarıdaki tespitlerin sahibi İsviçreli zaten.





Bu yazı 342 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,978 µs