En Sıcak Konular

Ahmet Hakan


Ahmet Hakan
0 0 0000

Derviş Günday Tayyipçi olsaydı



EY Atatürkçüler!

Ey laik kesim!

Ey AKP yandaşlarının her türlü yolsuzluğunun, usulsüzlüğünün, şeffaflık dışı uygulamalarının üzerine yiğitçe giden şanlı kalemler!

Gelin sizinle biraz "Eğri oturup / Doğru konuşma" oyunu oynayalım.

Lütfen bütün ideolojik heyecanınızı bastırıp, şu sorunun yanıtını verir misiniz?

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Derviş Günday, CHP ile işbirliği yapan bir sendika başkanı olmak yerine sıkı bir "Tayyip Erdoğan yanlısı" olsaydı...

Ve elinize onun "Her ay 25 bin YTL’yi aşan gelire sahip olduğu"na dair bir haber geçseydi...

Ne yapardınız?

Gözünüzü "değirmenin suyu"na çevirmez miydiniz?

"Nereden geliyor bu bolluk Derviş Bey!" diye sormaz mıydınız?

En azından "Derviş Bey! Yalansa yalan de, doğruysa doğru de" diye bir sıkıştırma operasyonuna girişmez miydiniz?

Peki neden susuyorsunuz?

Ne yani? Bazıları "muhafazakár" kimliğe sığınıp malı götürürken, bazıları da "laik" kimliğe sığınıp götürecek mi?

Zaman Gazetesi "laik" kimliğe sığınıp malı götürenlerle mücadele ederken, diyelim ki Cumhuriyet Gazetesi de "muhafazakár" kimliğe sığınıp malı götürenlerle mi mücadele edecek?

Şu siluetine meftun olduğumuz ülkede, bir kerecik farklı bir tutum göremeyecek miyiz Allah aşkına?

Derviş Bey ve benzerleri, şu kahrolası sarkaçtan yararlanıp, kendilerini küçük bir açıklama yapma zahmetine bile katlanmak ihtiyacında hissetmeyecekler mi?

Mesela, neden Derviş Bey’e şöyle seslenmezsiniz?

"Yahu sen ne kadar büyük bir Atatürkçü olduğunu, laikliğe nasıl da gönül verdiğini, dinci hükümetle ne yaman bir mücadele verdiğini bırak da, önce bize şu 25 bin YTL’lik aylık gelirini izah et!"

Esnaf açlık sınırındayken esnaf örgütünün başkanının paraya para dememesine, sırf "İyi ama adam Atatürkçü" diyerek sessiz mi kalacaksınız?

* * *

Unutmayın! Siz böyle sessiz kaldıkça...

Derviş Günday, hakkında ortaya atılan iddialar karşısında minik bir açıklama yapmaya bile tenezzül etmeyecektir.

Siz böyle sustukça...

Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal, üniversite bünyesinde kurduğu ve kendisine kral muamelesi çektirdiği televizyon kanalının nasıl beslendiğinin hesabını vermeye tenezzül etmeyecektir.

Siz böyle umursamaz davrandıkça...

ART adlı bir televizyon kanalı kuran ve hakkında inanılmaz servete sahip olduğuna dair nice söylentiler dolaşan Türk Metal Sendikası Başkanı Mustafa Özbek, keyfine bakacak ve en küçük bir rahatsızlık bile duymayacaktır.

Aferin Deniz

LÜTFEN "Yine mi magazin" deyip hemen burun kıvırmayın! Lütfen "Önemsiz" deyip geçmeyin!

Çünkü Deniz Akkaya ile Mehmet Yıldırım arasındaki mahkemelik olan tartışma, uzaktan ellerimizi ovuşturarak izleyeceğimiz, "tarafsız" kalacağımız, "Aman işte lüzumsuz bir polemik" diye burun kıvıracağımız bir mevzu değildir. Ve bu mesele, sadece Deniz Akkaya’nın meselesi de değildir. Bu mesele, "onuru çiğnenen bir kadını yalnız bırakmama" meselesidir.

O kadından nefret etsek de...

O kadının da sırası geldiğinde "yalan haberleri malzeme yaparak sağa sola sataştığı" gerçeğini bilsek de...

O kadının da sırası geldiğinde -Mehmet Yıldırım kadar olmasa da- terbiyesizleşme ve çirkinleşme potansiyeli taşıdığını bilsek de...

Efendim, olay şudur:

Deniz Akkaya’nın, "Benimle para karşılığı yatmak isteyen işadamları var" dediğine ve kendisine biçilen fiyatı açıkladığına dair bir haber var ya uzun süredir ısrarla gündemde tutulan...

İşte bu haber yalanmış!

Deniz Akkaya asla ve kata böyle bir açıklama yapmadığını, bir "magazin muhabiri"nin, "elektrik yaratması olası haber üretme hevesi"ne kurban gittiğini söylüyor.

Ve söylediklerinin doğru olduğuna dair hayli ikna edici bir sürü kanıt öne sürüyor.

Bu kanıtları okuyup ikna olduktan sonra, Mehmet Yıldırım’ın çirkin ve seviyesiz sataşmasını kulak arkası edebilir miyiz?

Vallahi ben edemiyorum. Çünkü hangi álemin içinde olursa olsun, bir kadının onurunun çiğnenmesini sessiz sedasız seyretmeyi içime sindiremiyorum. Bu nedenle buradan Deniz Akkaya’ya şöyle seslenmek istiyorum:

Aferin Deniz! Bastır! Onuruna sahip çık!

Bu adamın sana attığı çirkin, yakışıksız ve onurunu çiğneyen iftirayı yanına koma!

Mahkemede hesap sor ve sakın uzlaşma!

Senin gibi bir kadının bir fiyatı olabileceğine dair çirkin önyargıyı yık, parçala!

Ve Mehmet Yıldırım’a, "Senin de bir kızın var" diyerek seslenmeye devam et.

Onda bir "empati hissi" uyandır ki yaptığını beğenmekten vazgeçsin. Bana iftira atsan da...

Mehmet Yıldırım’ın sana yaptığı terbiyesizliğin biraz hafifini bana yapsan da...

Sonuna kadar destekliyorum seni.



Bu yazı 383 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Temmuz 2010 Yeter ki Tayyip gitsin duygusu
    • 3 Eylül 2009 Umreden mahrem notlar
    • 26 Şubat 2009 28 Şubat bitti mi?
    • 22 Şubat 2009 Aydın Doğan’la bir fasıl gecesi
    • 9 Şubat 2009 Hastasıyım bu istismarın
    • 18 Ocak 2009 Benim gözümle Kemal Gürüz
    • 24 Kasım 2008 CHP’nin Tayyip’i
    • 6 Ağustos 2008 Ahmedinejad’ın Anıtkabir’de ne işi var
    • 23 Temmuz 2008 Kandıra’dan mesaj var
    • 9 Temmuz 2008 Gaza gelme Latif Abi
    • 4 Haziran 2008 Önder Sav’a açık mektup
    • 25 Mayıs 2008 Kısa Türkiye tarihi
    • 19 Mayıs 2008 Ağustosta rapsodi
    • 7 Mayıs 2008 Asılmışların paylaşımı
    • 5 Mayıs 2008 Biri Tayyip’e fısıldadı: Parti kapatılmayacak
    • 10 Nisan 2008 Organize’de iki saat
    • 13 Mart 2008 Bayan Çölaşan yalan söylüyor
    • 7 Mart 2008 Da Vinci Baykal’ın şifresini çözdüm
    • 2 Mart 2008 Yaşar Paşa’ya da bir şey söylenir mi?
    • 17 Şubat 2008 Artık şu İranlılara yüz vermesek diyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,335 µs